DOĞRULUK
DOĞRULUK
Zalim bir vali vardı. Bu vali bir gün adamlarını göndererek Hasan Basri Hazretleri'ni yakalatmak istedi. O da bir vakit ders verdiği Habib-i Acemi Hazretleri'nin kulübesine gelip saklandı. Valinin adamları geldi ve hışımla:- Hasan Basri'yi (r.a.) gördün mü? diye sordular.
O gayet sakin:
- Evet, dedi.
- Nerede?
- İşte şu kulübemde...
Adamlar kulübeye daldı, fakat bir türlü Hasan Basri Hazretleri'ni bulamadılar. Dışarı çıkınca tehdit edip:
- Ya şeyh, niçin yalan söylüyorsun? dediler.
- Ben yalan söylemedim, dedi. Siz göremedinizse, benim suçum ne?
Tekrar girdi, aradı, fakat bulamadılar. Onlar gidince, Hasan Basri Hazretleri:
- Ey Habib! Biliyorum ki Rabb'im senin hürmetine beni onlara göstermedi. Fakat yerimi niçin söyledin, hocalık hakkı yok mudur? dedi.
Hazreti Habib mahcub bir şekilde:
- Ey Üstadım! Sizi bulamamaları benim hürmetime değil, doğru söylediğimizdendir. Çünkü bilirsiniz ki, Doğruların yardımcısı Allah'tır. Eğer yalan söyleseydim, sizi de beni de götürürlerdi, dedi.
Tevil yapmaya, bir zalimin elinden bir mazlumu kurtarmak için, yalan söylemeye ruhsatın olduğu yerler olsa bile, efdal olan, eğer Habib-i Acemi Hazretleri gibi bir teslimiyetiniz varsa, doğruyu söylemektir.
KAYNAK: AKAR, Mehmet; Mesel Denizi, Nil Yayınları, İstanbul 2001, s. 149-150
10 KASIM
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.
Nerdesin, ey Ata?m nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.
Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.
Dağların, ak başı kar mıdır?
Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?
Yarım bıraktığın işler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?
Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?
ALINTIDIR
ÇOCUK OYUNLARI

ÇOCUK OYUNLARI
TÜF TÜF
Tek ihtiyacınız yarım metre uzunluğunda bir elektirk borusu ve bunun ile atacağınız kağıt rulolardır. Tabi bir de bunları atarak rahatsız edeceğiniz arkadaşlara ihtiyacınız var. Bu boruların üst üste bağlanması ile dürbünlü olarak tabir edilen daha canti ve göz alıcı oyuncaklarınız olabilir. Ayrıca atacağınız kağıt tüf tüf ruloları yerine başka şeylerde kullanabilirsiniz. Örneğin çitlembik bunun için biçilmiş kaftan olabilir.
Ayrıca tükenmez kalem dışı (Bic markalar tavsiye edilir) ile küçük kağıt parçaları atabileceğiniz
taşınabilir modeller de yapabilirsiniz. Böylece ders sırasında sınıfın diğer köşesinde oturan arkadaşınızı rahatsız etmeniz mümkündür. bir süre sonra mermilerin kütlelerinin en az yüzde 50si oranında tükürük taşımaya başlayacak olması
saldırının keyfini daha da artırır. Özellikle bu oyun
öğretmene yakalanılarak biter.
MİSKET
Oyuna belirlenen açılış sayısındaki misketi yatırabilen herkes katılabilir. Bütün misketler yanyana dizilir. Ardından bir baş belirlenir (Bazı oyunlarda sıralama atışında en yakına atmış oyuncu belirler ). Sonra da oyuna katılan oyuncular misketlerini atarlar. Oyunun bir sonraki aşamasına ilk başlayacak olan kişi misketini en uzağa atmış olandır.
Bir sonraki adımda atışınız ile belirlenmiş olan baş tarafına en yakın mümkün ise baş tarafından vurmak hedefinizdir. Ne kadar baştarafta vurursanız o kadar misketi alırsınız. Oyuncular sırayla alabildikleri kadar misketi toplar ve bir sonraki tarafına geçerler. Eğer atışınız misket çizgisinin bu tarafında kalmışsa oyun dışı kalırsınız.
Oyunun devamı olarak eğer bütün misketler toplanmamış ise diğer taraftan bir seri atış daha yapılır. Burada da en uzaktaki taş sahibi ilk atış hakkına sahiptir. Eğer hâlâ ortada misket var ise bir sonraki tura yere kalır.
Burada genelde atış yapılan güzel iri misketlere kaflik dendiğini de belirtelim.
GAZOZ KAPAĞI
Bir misket oyunu taklidir. Burada oyun araçlarınız misket yerine gazoz kapakları ve elinize oturan bir taş parçasıdır. Mermerden olanları tercih sebebidir.
Telli Araba
Plastik arabanın
tepesinden uzunca bir tel takılarak yönlendirilmesi ile çeşitli oyunlara vesile olur.
Yarış yapıldığında
yarışı her zaman en iyi koşan çocuk kazanır. Bir de çocukların
trafik kurallarını ihlal etmeyi öğrendikleri bir oyundur.
Köşe Kapmaca
Sokakta da oynanabilmesine rağmen genelde evlerde oynanan bir oyundur. Televizyonun günlük yaşamdaki hakimiyeti henüz kurulmamışken
özellikle havanın erken karardığı ve soğuk olduğu kış günlerinde
ailecek gidilen komşu ziyaretlerinde bir araya gelen çocuk kalabalığı tarafından evin büyüklerin oturmadığı bir kısmında oynanır. Kural basittir. Kişi sayısından 1 az köşe belirlenir
bir kişi ebe olur
diğerleri köşeler arasında yer değiştirirken ebe boş bir köşeyi ele geçirmelidir. Köşe değişirken açıkta kalan da ebe olur. Oyun için en az 3 kişi gerekir ama ideal rakam 5-6′dır.
Genelde gürültünün artması sonucu annelerden birinin kızması sonucunda biter. Yerini eninde sonunda benzer bir gürültü seviyesine varacak başka bir oyun alır.
Kimin Eli Kimin Üstünde
Köşe kapmaca oynayacak kadar köşe ya da yer yoksa oynanabilecek bir oyundur. Köşe kapmacadaki gibi en az üç kişi gerekir ama ideal rakam 5-6′dır. 1 kişi ebe olur ve yerde yüz üstü kapaklanır. Diğerleri ellerini onun sırtında üst üste koyarlar. Ellerin konması bittikten sonra sorarlar En üstte kimin eli var?. Eğer bilirse en üstte eli olan ebe olur
bilemezse
Eğer gürültü nedeniyle dışardan müdahale ile bitmemiş ise sürekli bilemeyip ebe olan kişinin mızıkması sonucunda biter.
El Kızartmaca
Eğer üç kişi değilseniz ve dışarı çıkıp oyun arkadaşı da bulamıyorsanız
işte size İki kişi ile oynanan bir refleks oyunu. Bir kişi ellerini açar diğeri de ellerini onun üzerine koyar. Elleri üstte olan kişi ( ebe ) ellerinin üzerine vurulmadan ellerini kaçırmalıdır. Vurmayı başaramayan ebe olacaktır.
Oyun kızarmış eller ve birinin ağlamasıyla biter.
ok-yay gıdıklamadan cimdiklemeye kadar çeşitli şiddetlerde cezalardan birine çarptırılır. Sek Sek
sevilen bir başka oyun da sek sekti elbette. Kız oyunu denilebilir belki ama bizim mahallede oğlanlı kızlı oynanırdı. Bu oyun için gerekenler
sokakta yakınlarda yeni yapılmakta olan bir binanın çevresinden rahatlıkla bulunabilecek bir parça alçı (tebeşir niyetine) ve düz bir taş (mermer olursa lö leziz). Yine 8′e kadar kareler çizilirdi. Biliyorsunuz eminim gerisini.
Yüzük kimde
Bir başka kız oyunu da yüzük kimde oyunudur. Ebenin avucunun içinde bir yüzük olur. Diğer oyuncular sırayla dizilmiş olarak oturmaktadırlar. Oturanlar iki ellerini avuçiçleri birbirine bakacak şekilde birleştirir. Ebe iki avucu arasında gizlediği yüzüğü diğerlerinin avuçlarının arasında sırayla dolaştırırken birine gizlice bırakıverir. Oyunda amaç yüzüğün kimde olduğunu bulmaktır. Ebe yüzüğü sakladıktan sonra eline havlu veya eşarp gibi bir şeyden yapılmış bir sopa alır. (Sopa haline getirmek için havlu önce ikiye katlanır. sonra ip büker gibi bükülerek sertleştirilir.) Ebe oyunculardan istediğine yüzük kimde diye sorar. Bilen ebe olur. Bilemeyene bu sopayla vurur.
Dombik
Dombik derdik.Üst üste dizilmiş olan taşlara bir kişi topla belli mesafeden vurup yıkmaya çalışır.Yıktığı anda herkes kaçar.Ebe topu kaptığı gibi kaçanlara topla vurmaya çalışır.Herkes yakalana kadar birtaraftanda vurulmadan taşları üst üste dizmeye çalışır.Eğer taşların dizilişi başarıyla tamamlandıysa ebe yeniden ebe seçilir.Eğer tamamlanılmadıysa ebe birini seçer.
Yağ satarım...
5-6 kisi daire seklinde dizilir ve yere cömelinir. Ebe bunlarin dis etrafinda
elinde mendil ile gezer ve hep beraber su sarki söylenir
Yağ satarım
bal satarım
Ustam ölmüş ben satarım
Ustamın kürkü sarıdır
Satsam on beş liradır
Zam-bak
zum-bak
Dön arkana iyi bak
der ve mendili birinin arkasina yere birakir. Fark eden oyuncu mendili alip ebenin pesinden kosar
yakalayamazsa ebe kendisidir aynen yine devam edilir. Ama yakalarsa
ebe tekrar ebelik yapip yine sarki söyleyerek gezecektir.
Aç kapıyı bezirgan başı..
Bu oyun icin en az 4-5 oyuncu gerek. Iki oyuncu Bezirgan basi olur ve karsilikli durup iki ellerini tutup kapi yaparlar. Oyuncular bezirganların önünde sıraya girerler ve hep birlikte aşağıdaki tekerlemeyi söylerler.
Oyuncular : Aç kapıyı bezirgan başı
Bezirgan Başı : Kapı hakkı ne verirsin?
Oyuncular : Arkamdaki yadigar olsun
dedikten sonra sırayla bezirganlar ellerini yukari kaldirarak açtığı kapıdan geçmeye başlarlar
bu arada bezirganlarda 1 sıçan
2. sıçan
3. kapan tekerlemesi bittiğinde geçmekte olan oyuncuyu yakalarlar. ellerinin arsinda hapis edilen bu cocuk artik bu bezirganlarin birinin yerini almasi gerek. Oyun böylece devam eder ve her yeni oyunda yeni bir cocuk ebe yani sican olur ve kapana yakalanir.
ÇELİK ÇOMAK OYUNU
İki kişi ile veya iki grup oluşturularak oynanan bir oyundur.Engülbilik denilen yirmi cm. uzunluğundaki bir çubuk bu oyunun araçlarıdır.
Önce yere büyükçe bir daire çizilir
sonra oyuna önce kimin başlayacağını belirlemek için sayışma yapılır.Oyuna önce başlama hakkını kazanan oyuncu biliği havaya atıp yere düşmeden engülle vurarak uzaklara fırlatır.Diğer oyuncu biliği düştüğü yerden alıp eliyle fırlatarak dairenin içine sokmaya çalışır.Dairenin yanındaki oyuncu ise engülle vurarak biliği daireye sokmamaya
Oyun önçesinde kararlaştırılan sayı hedefine önce ulaşan oyuncu oyunu kazanır.Oyuncu engülle biliğe vurup fırlatamazsa (ıskalarsa) ve diğer oyuncu geri fırlattığı zaman bilik dairenin içine düşürse oyun el değiştirir. denilen bir metre uzunluğunda bir sopa ile
uzaklaştırmaya çabalar. Uzaklaştırdığında ise daire ile bilik arasını engülle ölçer.
Alıntıdır
HİJYEN NEDİR
HİJYEN NEDİR
Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.
Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının, çocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Örneğin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün yapılan işler arasında banyo yapma bir başka temizlik uygulamasıdır.
Temizliğin sadece görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli değildir. Örneğin; uykudan uyanınca yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi, gündelik temizlik uygulamalarıdır.
Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir. Gelişmiş toplumlarda kişisel temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin başında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Bunların tümü başkalarıyla paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik araçlarıdır.
Başta kişinin kendi sağlığı olmak üzere, başkalarının da sağlığını korumanın en önemli aracı temizliktir. Sadece beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir.

« Önceki :: Sonraki »





